Öğretmene Neden Hoca Denir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir İnceleme
Bir gün sabah İstanbul’un kalabalık sokaklarından geçerken, kalabalık bir grup öğrencinin öğretmenlerine “Hoca!” diye seslendiğini duydum. Hemen aklıma geldi: “Öğretmene neden hoca denir?” Bu basit bir soru gibi görünse de, aslında çok derinlere inen bir sorudur. Çünkü bir kelimenin kökeni ve toplumda nasıl kullanıldığı, o toplumun kültürel yapısı, toplumsal cinsiyet anlayışı ve sosyal adaletle ilgili çok şey anlatır. Hem kişisel deneyimlerimden hem de toplumsal gözlemlerimden yola çıkarak, “hoca” kelimesinin ardındaki anlamı ve bunun farklı gruplar üzerindeki etkilerini inceleyeceğim.
Hoca: Bir Toplumsal Cinsiyet Meselesi
Öğretmene “hoca” denmesi, uzun yıllardır Türk toplumunda yaygın bir gelenek. Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var: Hoca kelimesi genellikle erkek öğretmenler için kullanılır. Gözlemlerime göre, özellikle İstanbul’daki okullarda ve hatta sokakta, “hoca” dediğimizde aklımıza gelen kişi çoğunlukla erkek oluyor. Pek çok okulda, “hoca” dendiğinde kadın öğretmenler bu kelimeyi sahiplenemiyor, hatta bazen “öğretmen” olarak adlandırılmak daha yaygın olabiliyor. Bu, toplumsal cinsiyetle ilgili güçlü bir mesaj veriyor: Erkeklerin toplumda daha fazla otorite figürü olarak görülmesi.
Bir gün toplu taşımada, bir öğretmenle sohbet ettim. Kadın bir öğretmendi ve bana “Bizim okulda ‘hoca’ denilmesi beni rahatsız ediyor” dedi. Sebebini sorduğumda, toplumsal algının ve kelimenin tarihsel anlamının ağırlığını hissettiğini belirtti. O an düşündüm: Bir kelime, bir kişiye ne kadar güçlü bir kimlik atfedebilir? Kadın öğretmenler, çoğu zaman “hoca” kelimesiyle özdeşleşemiyorlar, çünkü bu kelime hâlâ bir anlamda erkek öğretmenlere ait gibi görülüyor. Bu da toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dair küçük bir yansıma.
Hoca ve Toplumsal İktidar
Toplumda, hoca denildiğinde otomatik olarak bir otorite figürü aklımıza gelir. Bu figür, eğitim dünyasının lideri, bilgelik kaynağı olarak kabul edilir. Ancak, bu kavramın altındaki iktidar yapıları hakkında hiç düşündünüz mü? “Hoca” kelimesi, sadece öğretmeni değil, bir şekilde toplumda söz sahibi olan, söz hakkı olan bir kişiyi de temsil eder. Hoca olmak, eğitimde bir hakimiyet kurmak anlamına gelir. Erkek öğretmenler, bu kavramla daha fazla ilişkilendirilirken, kadın öğretmenler bazen bu pozisyondan dışlanır. Bu da toplumsal cinsiyet eşitsizliğini küçük ama önemli bir ölçekte gözler önüne serer. Yani, toplumsal cinsiyet, eğitimdeki iktidar yapılarında da kendini gösteriyor.
Farklı Grupların Öğretmene “Hoca” Demesi
Öğretmene “hoca” denmesi, sadece cinsiyetle sınırlı kalmaz. Çeşitli sosyo-ekonomik gruplar, bu kelimeyi nasıl kullandıkları konusunda farklılıklar gösterebilir. İstanbul gibi büyük bir şehirde, daha alt gelir grubundaki ailelerin çocukları, öğretmenlerine “hoca” diyerek bir tür saygı ve itaat göstermeyi amaçlıyor olabilirler. Bu, eğitimli ve daha üst sınıf ailelerden gelen öğrencilerde farklı bir biçim alabilir. Bu öğrenciler bazen öğretmenlerine “öğretmen” ya da “hocamız” gibi daha resmi hitaplarla seslenebilirler. Bu da yine, sınıfsal bir farklılık oluşturur. Bir grup, kelimenin daha otoriter bir biçimini kullanırken, diğer grup daha saygılı ama daha mesafeli bir üslup seçiyor olabilir.
Bir gün, okulda bir öğrencinin öğretmenine “Hocam, şunu da söylesene” dediğini duydum. Diğer tarafta, aynı yaşlardaki bir başka öğrenci öğretmenine “Öğretmenim, bu soruyu çözer misiniz?” diyordu. Biri saygı ile karışık bir alışkanlık gibi bir ifade kullanırken, diğeri daha mesafeli bir dil kullanıyordu. İşte burada, “hoca” kelimesi aslında sadece saygıyı değil, toplumsal ilişkileri de yansıtıyor. Belki de sınıf farkları ve eğitimdeki eşitsizliklerin kelimelerle ifade edilen bir başka yüzüdür bu.
Sosyal Adalet ve Dilin Gücü
Toplumsal adalet açısından bakıldığında, dilin gücünü göz ardı etmek imkansız. Öğretmene “hoca” denmesi, bazen toplumsal normlara ve güç ilişkilerine dayalı olarak şekillenen bir kelimedir. Ancak burada önemli olan, dilin değişim ve dönüşüm gücüdür. Eğer toplumsal cinsiyet eşitliği ve çeşitliliğe daha fazla saygı duyarsak, belki de “hoca” kelimesi sadece erkek öğretmenlere ait bir unvan olmaktan çıkacak, kadın öğretmenler de bu kelimeyi eşit bir biçimde sahiplenebilecekler. Kısacası, dildeki bu dönüşüm, toplumsal yapıyı da etkileyecektir.
Günümüzde, öğretmenler arasındaki eşitsizlikleri, toplumsal cinsiyet farklarını ve dilin gücünü göz önünde bulundurduğumuzda, “hoca” kelimesi toplumsal bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Yani, bir kelimenin yalnızca bir öğretmeni tanımlamakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal yapıları ve güç ilişkilerini de pekiştirdiğini kabul etmemiz gerekiyor. Ve bu, her geçen gün daha fazla farkına vardığımız bir gerçek. Öğretmene “hoca” denmesi, sadece saygıyı değil, toplumun güç dinamiklerini, toplumsal cinsiyet ve sınıf farklarını da yansıtıyor.
Sonuç: Değişim İçin Dil
Sonuçta, “öğretmene neden hoca denir?” sorusunun cevabı, yalnızca bir kelimenin anlamıyla sınırlı değil. Bu soru, toplumsal cinsiyet, sınıf ve sosyal adaletle doğrudan ilişkili. Belki de “hoca” kelimesini sadece erkeklere ait bir unvan olarak görmek, toplumsal yapıları daha da katılaştırmak demektir. Oysa, dildeki değişim ve dönüşüm, toplumsal yapıyı da değiştirebilir. Hadi gelin, bu soruyu daha fazla tartışalım. Belki de “hoca” kelimesi daha çok saygı, eşitlik ve çeşitlilikle anılabilir.