İmrahor Hangi Semte Bağlı? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir psikolog olarak, insanların çevreleriyle olan bağlarını çözümlemek, onların psikolojik yapıları hakkında çok şey anlatabilir. İnsanlar, bulundukları mekânlarla, semtlerle, mahallelerle kendilerini tanımlarlar. Bir semtin, bir mahalleye olan aidiyet duygusu, psikolojik kimlik gelişimi üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. “İmrahor hangi semte bağlı?” sorusu, belki de basit bir yerel bilgi gibi görünebilir, ancak bu soru, insanın çevresini, sosyal yapıları ve kimliğini nasıl inşa ettiğine dair önemli ipuçları barındırıyor. İmrahor’un Semt İlişkisi: Bir Sosyal Bağlantı İmrahor, Osmanlı döneminde önemli bir görev üstlenen kişiydi ve özellikle atların bakımından sorumluydu. Ancak “İmrahor hangi semte bağlı?” sorusunun ardında…
Yorum BırakKategori: Makaleler
İmgesel Nasıl Gelişir? Antropolojik Bir Perspektiften İnceleme Kültürlerin çeşitliliğini merak etmek, her toplumun sahip olduğu özgün düşünsel, duygusal ve sembolik dünyaları anlamaya çalışmak, insan doğasının derinliklerine inmektir. Her kültürün, dünya görüşünü, değerlerini ve kimliğini ifade etme biçimi farklıdır; bu farklılıklar, imgelerin nasıl şekillendiği ve toplumsal yapılar içinde nasıl geliştiği üzerine yeni düşünceler üretmemize yol açar. Peki, imgesel nasıl gelişir? Bir antropolog olarak, farklı topluluklarda ve kültürlerde imgelerin nasıl ortaya çıktığını ve zamanla nasıl biçimlendiğini anlamak oldukça ilgi çekici bir sorudur. Bu yazıda, ritüeller, semboller, topluluk yapıları ve kimlikler etrafında imgesel gelişimin nasıl şekillendiğini inceleyeceğiz. 1. İmgelem ve Toplum: Ritüellerin Rolü…
Yorum BırakHer Şeyi Reddetmek: Felsefi Bir Perspektif Filozof Bakışıyla: Red ve Gerçeklik Arasındaki İnce Çizgi Felsefe, insan düşüncesinin derinliklerine inmeyi ve sıradan görünen olaylara bile anlam yüklemeyi amaçlar. Her şeyin sorgulanabilir olduğunu kabul eden bir disiplinin gözünden bakıldığında, “her şeyi reddetmek” ifadesi basit bir itirazdan çok daha fazlasıdır. Bu kavram, yalnızca dış dünyadaki olgulara bir karşı duruş değil, aynı zamanda insan zihninin ve varoluşunun temel yapılarına dair bir sorgulamadır. Her şeyi reddetmek, sadece bir reddiyeyi ifade etmekle kalmaz; aynı zamanda bu eylemin ardında yatan etik, epistemolojik ve ontolojik soruları da gün yüzüne çıkarır. Bu yazıda, “her şeyi reddetmek” kavramını felsefi bir…
Yorum BırakGül Yağı Göbek Deliğine Sürülürse Ne Olur? Felsefi Bir Bakış Açısı Felsefeye adım attığınızda, en sıradan eylemler bile bir anlam kazanır. Belki de bu yüzden, her gündelik davranış, her küçük hareket, derin bir sorgulamanın başlangıcı olabilir. Bugün de sıradan bir şey soruyoruz: Gül yağı göbek deliğine sürülürse ne olur? İlk bakışta, bir cilt bakımından başka bir anlam taşımayan bu soru, aslında daha derin bir felsefi incelemeyi hak ediyor. Filozof bakışıyla, her eylemde olduğu gibi, bu basit hareketin arkasındaki etik, epistemolojik ve ontolojik soruları ortaya koymak istiyoruz. Gelin, bu soruyu sadece fiziksel bir deneyim olarak değil, bir varoluş, bilgi ve değer…
Yorum BırakEn Önemli İsraf Türü Nedir? Eğitimci Gözüyle Bir Bakış Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve İsrafın Boyutları Eğitim hayatımızın her anında bizimle olan, gelişimimizi şekillendiren ve potansiyelimizi en üst seviyeye çıkarmamıza yardımcı olan güçlü bir süreçtir. Ancak, bu süreçten tam anlamıyla faydalanabilmek için bazen en temel kaynaklarımızı doğru şekilde kullanmamız gerekir. Bu kaynakların en önemlilerinden biri ise zaman ve odaklanmadır. Eğitimciler olarak, öğrencilere sadece bilgi aktarımı yapmaktan daha fazlasını hedefliyoruz. Öğrenme sürecini, bireylerin yaşamlarını dönüştürebilecek bir araç haline getirmek istiyoruz. Bu dönüşüm, doğru yöntemlerle gerçekleştirilmelidir. Peki, öğrenme süreci ile ilgili en büyük israf nedir? Bu soruya verdiğimiz yanıt, bireysel ve toplumsal anlamda…
Yorum BırakBıdık Ne Demek? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Kafa Yoran Bir Siyaset Bilimcinin Girişi Toplumlar, tarih boyunca birbirleriyle ilişkiler kurarken, bu ilişkiler belirli güç dinamikleri etrafında şekillenmiştir. Güç, yalnızca fiziksel bir güç değil, aynı zamanda bilgi, ideoloji ve toplumun çeşitli yapılarındaki egemenlik biçimlerini de kapsar. Her kelime, her kavram, bu güç ilişkilerinin bir yansımasıdır. Türkçedeki “bıdık” kelimesi de, dilin ve toplumun içindeki bu güç yapılarının bir parçası olarak analiz edilebilir. Bu kelime, hem toplumsal hiyerarşilerin hem de cinsiyet temelli bakış açılarını ortaya koyan bir araç olabilir. Peki, “bıdık” kelimesi siyasal anlamda neyi ifade eder…
Yorum BırakBulmacada Cüzzamlı Ne Demek? Bir Felsefi Bakış Açısı Felsefe, insan düşüncesinin derinliklerine inmeyi ve anlam arayışında yeni kapılar aralamayı hedefler. Bu bağlamda, kelimeler sadece iletişim aracı değil, aynı zamanda birer anlam dünyası inşa eder. Bugün, “bulmacada cüzzamlı” gibi sıradan bir ifadenin arkasındaki derin anlamları keşfetmek için bir düşünsel yolculuğa çıkacağız. Cüzzamlı, eski bir hastalık olan cüzzamla ilişkilendirilen bir terim olmakla birlikte, kelimenin bulmacada nasıl bir anlam taşıdığı daha farklı bir düşünsel süreci gerektiriyor. Bu yazıda, kelimenin epistemolojik, ontolojik ve etik boyutlarını inceleyecek, “bulmacada cüzzamlı ne demek?” sorusunun ardındaki felsefi izleri takip edeceğiz. Epistemolojik Perspektif: Bilgi ve Anlamın Sınırları Epistemoloji, bilgi…
Yorum BırakSevgili okurlar, bir arkadaş sohbeti havasında başlayalım: Hiç düşündünüz mü, felaket anında enkazın altında bir umut ışığı — ve o ışığın belki de dört ayak üzerine tüneyip nazikçe havlayarak dünyaya “buradayım, birisi burada” dediğini? İşte bu yazıda, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın, yani AFAD’ın köpekli arama‑kurtarma timlerinde yer alan kahraman dostlarımızı masaya yatırıyoruz. Peki AFAD’ın kaç tane köpeği var, neden bu kadar önemli, kökeninde ne yatıyor ve gelecekte bizi nasıl etkiler? Gelin, birlikte keşfedelim. 1. Kökenler: Köpekli arama‑kurtarmanın doğuşu Köpeklerin kurtarma çalışmalarında kullanılması yeni bir fikir değil; yıllar önce rastlanmış bir yöntem. AFAD da bu evrensel geleneği Türkiye’nin afet…
Yorum BırakSihir Hangi Dil? Felsefi Bir Bakış: Sihir, Gerçek ve Dil Arasında Bir Köprü Sihir, doğası gereği belirsiz ve sınırları belirsiz bir kavramdır. Herkesin zihninde farklı bir anlam taşıyan sihir, tarih boyunca çeşitli kültürlerde farklı biçimlerde şekillendi. Ancak en ilginç yanı, sihrin temel bir “dil” olmadan, insanlık tarihinde evrimleşmiş olmasıdır. Bir filozof olarak bakıldığında, sihir sadece bir gösteri, bir eğlence değil, aynı zamanda insanın bilinçli ve bilinçsiz dünyası arasındaki ilişkiyi anlamlandırmaya çalışan bir metafordur. Peki, sihir hangi dil ile ifade edilir? Bu soruyu felsefi bir çerçevede ele aldığımızda, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi alanlarda sihrin izlerini takip edebiliriz. Etik: Sihir…
Yorum BırakZihin Parçalanmasına Ne Denir? Bir Zihinsel Yolculuğa Çıkalım Bazen bir sabah uyanırsınız ve aynada gördüğünüz kişi, dün geceki sizden farklıdır. Biraz daha neşeli, biraz daha sinirli, belki de biraz daha kaybolmuş. Peki, bu “farklılık” neyin nesi? Zihinsel bir yolculuğa çıktığınızda, kim olduğunuzu sorgulamaya başladığınızda, bu sorunun cevabı daha da karmaşıklaşır. İşte bu noktada, zihinsel bir parçalanma devreye girer. Peki, bu durumun adı nedir? Zihinsel Parçalanma: Bir Zihinsel Bozukluk Olarak Tanımı Zihinsel parçalanma, psikolojik bir durumdur ve genellikle travmatik deneyimlerin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bu durum, bireyin kimlik bütünlüğünün bozulmasıyla kendini gösterir. Kişi, farklı kimlikler arasında geçiş yapabilir ve bu…
Yorum Bırak